Ortak hayallerini Meleksiz yaşayacak

DEPREMDE 75’inci saatte enkazdan sağ çıkarılan ancak tedavisinin 4’üncü gününde hastanede hayatını kaybeden Melek Güneş’in (23) erkek arkadaşı Adem Doğan (22), Antalya’dan Adana’ya gelip mezarını ziyaret etti. Her ay en az 1 kez Melek’in kabrini ziyaret ettiğini belirten Doğan, “Hastanedeki 4 günü hayatımın tamamına değişmem. Yarım kalan bütün hayallerimizi not ettim, hepsini teker teker gerçekleştireceğim. Özellikle beraber gezmek istediğimiz yerler, sahiplenmek istediğimiz hayvanlar, hatta aklımızda 1 ahşap ev bile vardı” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Malik Ejder Caddesi’nde oturdukları 5 katlı binanın yıkılmasıyla Canan Güneş (39) ile oğlu Mehmet (17) enkaz altında hayatlarını kaybetti, kızı Melek Güneş ise 75’inci saatte bilinci açık ve sağ olarak kurtarıldı. Güneş, Kahramanmaraş’ta kaldırıldığı hastanede 1 gün süren tedavinin ardından sevk edildiği Ankara’daki hastanede, 13 Şubat’ta mide kanaması nedeniyle yaşamını yitirdi. Melek’ten geriye, akrabalarının hastane odasında çektiği video kaldı. Melek Güneş’in, görüntülerde, “Babam aradı. Açtım ‘Alo’ dedim ama sesim gitmedi. Ondan sonra yine deprem oldu. Bu sefer aşağıya çöktük. Onu hissettim. Elimi attığım yerde su vardı. Kaç kere ses duydum. Hiç uyumadım” sözleri dikkat çekti. Melek’in deprem anında Kıbrıs’ta olan babası Zekeriya Güneş tarafından teslim alınan cenazesi, Adana Kabasakal Mezarlığı’nda annesi ve kardeşinin mezarlarının yanına defnedildi.

‘ONA MİNNETTARIM’Melek Güneş’in kabin memuru erkek arkadaşı Adem Doğan, depremi haber alır almaz sabaha karşı Antalya’dan Kahramanmaraş’a gittiğini ve kurtarma ekibinde yer aldığını anlattı. Her ay mutlaka en az 1 kez kız arkadaşının mezarına geldiğini ifade eden Doğan, “3 yıldır çok yakındık. Enkazdan çıktığında bazı şeyler gerçekten güzel olabilir diye umutlanmıştım ama ne yazık ki beklediğimiz gibi olmadı. Hayata belki biraz eksik devam edecekti, bazı sorunlar vardı ama yavaş yavaş bunları da kabullenmiştik. Çok güzel sohbetler ediyorduk, doktorlar ilk defa güzel şeyler söylemeye başlamıştı. Hastanedeki 4 günü hayatımın tamamına değişmem. Yarım kalan bütün hayallerimizi not ettim, ömrüm yettikçe hepsini teker teker gerçekleştireceğim. Özellikle beraber gezmek istediğimiz yerler, sahiplenmek istediğimiz hayvanlar, hatta aklımızda 1 ahşap ev bile vardı. Artık mezarına gelerek zaman geçirmeye çalışıyorum. Gelmeden önce ortak arkadaşlarımıza iletmek istedikleri bir şey olup olmadığını soruyorum. Gelirken onların çiçeklerini de getirip kendiminkilerle birlikte mezarına dikiyorum. Melek, benim için çok kıymetliydi. Ona çok minnettarım. Hayatıma renk kattığı için çok mutluyum” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir