Piyasa “Tanrı” haline getirilince..İmam tefeci oldu… Yer: Nevşehir

Piyasa “Tanrı” haline getirilince..İmam tefeci oldu… Yer: Nevşehir

Cumhuriyet’ten Murat Ağırel’in haberine göre M.E.G, ihtiyacı olan kişilere borç para verdi. İddiaya göre borcu geri alamayınca imzalattığı boş senetlerle yüksek tutarda tahsilat yaptı.

Parayı verirken 22 ayar altın, isterken 24 ayar altın üzerinden hesap etti.

Sattırdığı mallardan artan tutarları da iade etmedi.

Gazeteci Ağırel, köşesine de taşıdığı olay hakkında şunları yazdı:

“Olay Nevşehir’in bir ilçesindeki köyde geçiyor. Köy imamı M.E.G. paraya ihtiyacı olan kişilere borç para veriyor. Allah rızası için olsa gerek. Ancak Allah’a güvenmesinin yanında bir de sağlama almak için boş senet imzalatıyor. Bir de hak geçip haram (!) olmasın diye verilen para o günkü altın kuruna göre uyarlanıyor. Alan memnun satan memnun durumu aslında.

Ama daha sonra imam beyefendi sözleşmelerinin dışına çıkıp 24 ayar altın kuruna veya döviz kuruna göre borç veriyor. Tahsil yapamayınca yüce Allah’ın kurallarına göre değil hukuk kurallarına göre hareket edip borçluya karşı senetleri işleme koyup icraya veriyor.

Köylü 15 Temmuz gazisi S.Ü. maddi olarak zora düşmüş ve imamdan bir miktar para almış. Para karşılığı boş senetlere imza atmış. Aldığı paranın 3 katını ödemesine rağmen imam senetleri iade etmemiş. İade etmeme gerekçesi olarak dövizdeki yükselişi göstermiş. Borcu güncel döviz kuruna çevirip senetleri bu rakama göre doldurup icra işlemlerini başlatıyor. Borç alan adamın tarlalarını, evini haczediyor. Köylü bu olay yaşanınca imam hakkında şikâyette bulunup durumu resmi makamlara bildiriyor.

İmam ise haczettiği taşınmazları satıp parasını fazla fazla tahsil ediyor ancak satıştan elde ettiği borcundan fazla parayı da S.Ü’ye iade etmiyor.

Kaymakam şikâyeti alıyor ve olayı araştırıyor. Sonucunda sadece kınama cezası alıyor. İmam “İade edeceğim” diyor ama gerçekleşmiyor. Kınama cezası da “Devlet memuru ticaret yapamaz” gerekçesi ile veriliyor. Yani imamın faizle para alıp vermesini “ticaret” olarak nitelendiriyor.

S.Ü. bu sefer müftülüğe şikâyet ediyor. Müftülük de Diyanet İşleri’ne bildiriyor. Diyanet yetkilileri İstanbul’da mağduru dinliyor ve şikâyetçiyi haklı bulup imamı olduğu yerdeki görevden alıp Yozgat Boğazlıyan’a görevlendiriyor.

Soruşturma esnasında aynı durumda olan başka mağdurların da olduğu ortaya çıkıyor.

Suç duyurularını ve imamın ifadesini de okudum. İmam reddetmiyor. “Borç para verdim fark olduysa zaman içerisinde değer artışından dolayı kaynaklanmıştır. Borç verip üç sene alamadığım borçlar oldu. Bu üç sene içerisinde de döviz çok arttı. Altın ile borç aldılar ödemediler, haciz dairesi de yasal faizi ile tahsil etti. Yasal yoldan aldım” diyor ifadesinde.

Elbetteki bir imamın hatasını tüm Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çalışan imamlara mal etmeyeceğiz. Ancak bunun münferit bir olay olduğunu düşünmeyin. İmamlar görevli olduğu yerlerde iyi şeyler yaptıkları kadar böyle “tefecilik” işlerine de bulaşıyor.”

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir